Bir Sigara İçimi Uzunluğunda — Mücadele

Bu yazı ilk olarak Medium'da yayınlanmıştır: https://medium.com/@marketingholmes/bir-sigara-i̇çimi-uzunluğunda-mücadele-1aa73b275636
Durursam düşerim, düşersem kaybederim.
Hayatın anlamı nerede gizli? Çok sevdiğim bir söz var: aradığın hazine girmeye korktuğun mağarada saklı.
Mağaranın o devasa girişinin tam önünde, sırtımdan vuran güneşin mağara duvarına yansıttığı gölgeye bakıyorum. Buraya gelmek o kadar zor oldu ki anlatamam. Sarp tepeler, keskin kayalıklar, vahşi hayvanlar. Vücudumun her zerresi bu mücadelenin sıyrıklarıyla dolu. Yeni kabuk tutmuş bir yarayı sakınması gibi bir insanın, sakınıyorum adımlarımı daha derin yaraların ihtimallerinden.
Adım atacağım o mağara ne getirir bilinmez ancak şundan eminim: bazı yaralarım tekrar kanayacak, tekrar dolacak kolum bacağım sıyrıklarıyla mücadelenin. Beni o mağaraya girmekten, mücadele etmekten, tek bir adım daha atmaktan alı koyan şey belki de bu. İnsan sakınıyor yarasını, acısını.
Peki ama ya çare de o mağaradaysa. Karanlık diye bilinen yol aydınlığa giden yoluysa insanın. Kendi bilinmezliğine yolculuk geçiyorsa ıssız yollarından, dar geçitlerinden hayat denilen mağaranın. İnsan hep bilinmezden korkuyor. Saklıyor, saklanıyor, sakınıyor.
Önümde iki ihtimal var: ya bırakacağım kendimi suyun akışına, iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, ne gelirse önüme, ne çıkarsa karşıma kabulleneceğim. Tamam diyeceğim artık, ben bu yolu seçtim, bahtım kaderimdir, kabulleniyorum. Diğer seçenek ise mücadele.
Ah mücadele ne zorlu şey, ne güzel şey. Koşmak, yorulmak, ağlamak, sigaraya başlamak, yatmak sabahtan akşama kadar 2 metrekarelik, tabuttan farkı olmayan bir yatağın içinde.
Ah mücadele ne zorlu şey, ne güzel şey. İliklerine kadar, ellerin ayakların buz kesinceye kadar korkmak.
Ah mücadele ne zorlu şey, ne güzel şey. Güneşin henüz doğmadığı sabahlarda arşınlamak şehrin ıssız sokaklarını, kaybolmak hiç bilmediğin bir şehirde ya da uçurtma uçurmak fırtınalı bir akşamda.
Ah mücadele ne zorlu şey, ne güzel şey.



